Hiç Bilmeyenler İçin Evrim Kuramı

| 3 min

Nedendir bilinmez evrimi hiç bilmeyene anlatabilecek nitelikte bir belgesel veya yazı yok veya ben denk gelmedim. Bütün belgeseller evrim kavramını anlatıren “… ve balıklar karaya çıktı” gibi saçma sapan cümleler kullanıp insanların kafasını karıştırıyor. Sanki bir gün balıklar yüzerken “hadi bi karaya çıkalım” demiş, sonra da buna karar veren balıkların küçük ayakları çıkmaya başlamış gibi bir izlenim oluşuyor izleyicide.

Goygoy kısmını atlayıp doğrudan açıklamaya gitmek isteyenler buyursunlar.

İşin kötüsü evrim kavramının anlaşılmasını daha da zorlaştıran bu belgeseller evrimi anlatmaya, öğretmeye çalışan, bilimsel temeli olan belgeseller.

Bence çoğu belgeseldeki temel sorun evrimin sürecine yeterli vurgu yapılmaması. Örneğin belgesellerde “… sapienlerde parmaklar alet kullanımını kolaylaştıracak biçimde incelmiştir” gibi söylemleri çokça duyarız. Bu anlatım evrimdeki sürecin algılanmasını zorlaştırıp, sanki bir zamanda yaşayan homo-sapien türünün bütün üyelerinin parmakları 3-4 yılda kendiliğinden incelmiş ve sonraki nesillerde de öyle devam etmiş algısı yaratır.

Haliyle izleyici “hadi lan ordan o zaman bizim parmaklar niye incelmiyor” gibi haklı sorularla ne belgeselin kalanını ciddiye alır ne de bir daha evrim açıklamalarını ön yargısız dinleyebilir.

Oysaki daha açık anlatım şöyle olmalıdır: “… ince parmaklı bireyler daha kolay alet kullanabildikleri ve bu nedenle kalın parmaklılara oranla daha kolay hayatta kalabildikleri için zamanla ince parmaklı sapienler sayıca baskın duruma gelmiştir”. Evet çok daha uzun ama belgeselin amacı zaten bir şeyler açıklamak değil mi? Yarım yamalak anlatmaktansa biraz uzun olması yeğdir bence.

Sonuçta teknik bilgisi olmayan veya bu alana özel ilgisi olmayan kişiler evrim kuramını tam anlamayıp bilim şarlatanlarının saçma savlarına kolayca kanıyorlar.

Evrim nedir ne değildir?  

İlk canlıyı kim yarattı?

Herşeyden önce evrim hayatın nasıl başladığını açıklamaz, açıklamaya çalışmaz. Evrimin açıkladığı şey canlı çeşitliliğinin nasıl ortaya çıktığıdır. Dolayısıyla evrim alanındaki tartışmaların “o zaman ilk canlıyı kim yarattı” noktasına gelmesi anlaşılmaz ve komiktir. Evrim kuramı evrenin, dünyanın, ilk canlının nasıl ortaya çıktığını önemsemez, bir biçimde ortaya çıktıktan sonra nasıl geliştiğini ve değiştiğini inceler. Eğer okuduğunuz herhangi bir şey evrimi eleştirirken ilk canlıdan bahsediyorsa okumayı bırakın, zaman kaybediyorsunuz demektir.

Evrim kuramına göre tüm canlılar tek bir ortak atadan gelir: Tek hücreli bir canlı. Bu ortak atanın bireyleri zaman içinde değişimlere uğrar ve doğal seçilim sonucu hayatta kalanlar üreyip yeni özelliklerini sonraki nesillere aktarır. Tek hücreli yaşamdan çok hücreli organizmalara ve sonunda insana geçiş ilk bakışta evrim ile açıklanamayacak kadar karmaşık gelse de bu süreçte sayamayacağımız kadar çok değişim ve gelişim olduğunu ayrıca _bu süreç_in 3.5 milyar yıldan daha fazla olduğunu hesaba katarsak bir çırpıda karar vermenin açıkça saflık olduğunu görebiliriz.

Burada tek hücreliden çok hücreliye geçiş ve yeni türlerin oluşumu gibi çok detaylı ve teknik konulara girmeden, bir canlı türündeki basit bir evrim örneğini inceleyerek bir genel kanı yaratmaya çalışalım.

Tanım

Evrim, canlılarda zaman içinde ortaya çıkakan değişik özelliklerden canlıların yararına olanların diğer nesillere aktarılması ve zamanla tüm bireylerde görülmesidir.

Ancak buradaki(ve aslında evrimden bahsederken heryerdeki) “zamanla” sözcüğü milyonlarca yılı temsil ediyor. İnsanlığın bilinen tarihinin birkaç bin yılı geçmediğini düşünürsek miyonlarca yıl kolayca hayal edilebilecek ve bilgisizce ahkam kesilebilecek bir kavram gibi durmuyor, değil mi?

Evrime göre doğal seçilim sonucu hayatta kalıp üreyebilen canlı kendi özelliklerini sonraki nesillere aktarır. Ortaya çıkan yeni bir özellik ona sahip olan bireyin hayatta kalma şansını(dolayısıyla üreme şansını) artırıyorsa o bireyler diğerlerine göre daha çok hayatta kalır, ürer ve dolayısıyla ilgili özelliği sonraki nesillere taşır. Eğer ortaya çıkan yeni bir özellik hayatta kalmak için dezavantaj sağlıyorsa bu özelliğe sahip bireyler daha kolay öleceğinden daha az üreyebilirler ve sonunda yok olurlar.

Bir evrim örneği

Daha somut anlatabilmek için şöyle bir öykü varsayabiliriz:

Bir kuş türünde gagayı oluşturan proteinleri sentezleyen gen A, ve A genini aktif hale getiren gen de B olsun. B genindeki bir mutasyon sonucu A geni embiryonik gelişimin 24. saatinde değil de 5. saatinde aktiflenir. Bunun sonucunda gagayı oluşturan proteinler diğer bireylere göre daha fazla sentezleneceğinden bu kuş daha büyük/kalın gagalı olur. Eğer kalın gagalı olmak bu kuş için işe yarar bir şey ise, örneğin ceviz gibi eskiden yiyemediği kabuklu meyveleri yemesini sağlıyorsa büyük gagalı bireyler daha iyi beslendikleri için hayatta kalma olasılıkları artacak, dolayısıyla üreme olasılıkları da arttığı için nesiller geçtikçe türdeki sayıları baskın hale gelecek ve uzun bir süre geçtikten sonra da bu kuş türündeki tüm bireyler kalın gagalı olacaktır.

Bizler de bu durumu günümüz belgesellerinde “… bu kuş türünde gaga, ceviz gibi sert kabuklu meyveleri yiyebilmek için kalınlaşmıştır” biçiminde duyacağız.


#### Evrimi düzgün anlatan bir belgesel


★:   Hayatın başlangıcını açıklamaya çalışan kuram abiogenesistir.

☆:   Doğal seçilim, güçlü bireylerin hayatta kalması güçsüz bireylerin ise ölerek elenmesidir. Buradaki güç fiziksel güç olmak zorunda değildir. Canlının hayatta kalabilmesine yardımcı olan her özellik güçtür, örneğin bir şahinin görüşünün keskinliği onun için bir güçlülük göstergesidir.

| Tags: evrim, abiogenesis, and doğal-seçilim | Categories: bilim
comments powered by Disqus